Bir Marka Davası: Adidas, 3 Şerit Davası

Adidas v Tesla marka davası

21. yüzyılda ekonominin globalleşmesi, işletmelerin çalışma yapılarında meydana gelen değişimler, teknolojideki yenilikler, rekabet yapısının ve yeniliklerin teşvik edilmesi ve reklam alanında meydana gelen atılımlar, pazar arayışının öneminin artması ile birlikte global olan modada markalaşmanın önemini giderek arttırmıştır. Günümüzde sınai mülkiyet hukukunun önemli bir kolu haline gelen marka hukukunun, firmalar için iyi şekilde bilinmesi ve etkin biçimde kullanılması büyük önem arz etmektedir. Öyle ki marka hakkı firmaların en önemli bilanço kalemlerinden biri haline gelmiştir. Dolayısıyla bu hakkın kullanılması ve korunması için firmalar ciddi bütçeler ayırmaktadırlar.

Bu yazımızda Adidas ve Tesla arasındaki üç çizgi davası incelenecek aynı zamanda Sınai Mülkiyet Kanunu’nun sağladığı marka koruma imkanlarından yararlanamayan Adidas’ın Türkiye’de markasınını Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre koruyabilmesi üzerinde durulacaktır.

Markaların birbirleriyle olan rekabetinde marka hakkının korunması ve kullanılmasında marka tescili önemli bir silah haline gelmiştir. Markalarını tescil ettiren firmalar hem hukuki korumaya hem de diğer firmalara karşı markalarının izinsiz kullanımı halinde etkili yaptırımlara sahip olmaktadırlar. Bu sebeplerden ötürü çoğu firma, markasını tescil ettirmek istemektedir.

Bu firmalardan biri de Almanya merkezli spor giyim üreticisi Adidas’tır. Adidas 18 Aralık 2013 tarihinde, birbirine eş uzunlukta ve paralel olan üç şerit için EUIPO’ya (Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi) marka tescil başvurusunda bulunmuştur.

Başvuruda, tescil istemine konu markayı Adidas, ürün üzerine herhangi bir yönde uygulanan, aynı genişlikte üç paralel eşit çizgiden oluşur şeklinde tanımlamıştır. Dolayısıyla firmanın farklı koleksiyonlarında kullanılan şu marka işaretlerinin de tescil istemine dahil edildiği düşünülmüştür.

Marka, Avrupa Birliği Fikri Haklar Ofisine (EUIPO) başvurarak 21 Mayıs 2014 tarihinde, 012442166 tescil numarası ile giysiler; ayakkabılar, ve şapkaların bulunduğu 25. sınıfta tescil edilmiştir.

Adidas bu marka tesciline dayanarak çok sayıda markaya dava açmış ya da ihtarda bulunmuştur. Bunun sonucunda da çok sayıda firma ciddi yaptırımlar karşısında kalmıştır. Forever 21 ve Marc Jacobs firmalarına bu tescile dayanarak açtığı dava sonucunda taraflar anlaşarak hükümleri açıklanmayan bir uzlaşma metni imzalamışlardır.

Adidas bu tescile dayanarak sadece giyim üreticilerine değil farklı alanlarda hizmet veren şirketlere de ihtar göndermiştir. Tesla Şirketi ’nin Tesla Model 3 isimli otomobil için belirlediği logoyu kendi logosuna benzeten Adidas, Amerikan Patent ve Ticari Marka Departmanı (USPTO)‘na Tesla’yı ihbar ettikten sonra, firmaya departman aracılığı ile ihtar çekmiştir. Bunun sonucunda Tesla Model 3 rakamla yazılarak piyasaya sürülmüştür.

Adidas’ın örneklerden anlaşıldığı üzere etkin şekilde kullandığı bu tescil kararının, tescilden yaklaşık beş ay sonra Shoe Branding Europe BVBA firması tarafından iptali istenmiştir. Firma iptal isteminde markanın ayırt edici olmadığını gerekçe göstermiştir. 30 Haziran 2016 tarihinde EUIPO iptal kararının açıklanmasında logonun hem görünüşü gereği ayırt edici nitelikte olmadığını hem de kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmadığını belirtmiştir.

Bu kararı EUIPO Temyiz Kurulu’na götüren Adidas, temyiz aşamasında markanın görünüş gereği ayırt edici nitelikte olmadığı hakkındaki görüşe karşı çıkmamış markanın kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığını öne sürmüştür. Adidas, Temyiz Kurulu’na 12.000 sayfalık delillerle birlikte 5 farklı AB ülkesinde logonun ayırt edici özellikte olduğunu kanıtlayan evraklar sunmuştur. 2017 yılında EUIPO’nun  Temyiz Kurulu, Adidas’ın sunmuş olduğu delillerin markanın kullanım sonucu ayırt edici özellik kazandığını kanıtlamada yeterli olmadığını gerekçe göstererek temyiz talebini reddetmiştir. Mahkeme sunulan delillerde Avrupa Birliği ülkelerinin çoğunluğunun değil yalnızca beş ülkenin olduğuna dikkat çekmiş, bu durumun markaya sonradan ayırt edici nitelik kazandırdığını gösterecek bir delil olmadığını belirtmiştir.

Adidas markanın yanlış yorumlandığını ileri sürerek verilen kararı Avrupa Birliği Genel Mahkemesi’ne taşımıştır. Mahkemeye sunduğu dilekçede tescilli markanın yüzey deseni –surface pattern- olduğunu belirtmiştir. Yüzey deseni bir işaret olmasının marka hukuku açısından önemi, tescil edilen markalar ya da logolar çeşitli açılar ve boyutlarda kullanılabilir olmasıdır.

Fakat mahkeme EUIPO’nun hükümsüzlük kararı ile aynı hükümde bir karar vermiştir. Kararının gerekçesinde tescil edilmiş olan markanın sıradan figüratif -çeşitli açı ve boyutlarda kullanılmayan- marka olduğunu açıklamıştır.

Bu karar ile Adidas müspet marka tecavüzü davalarında kullanabileceği önemli bir gücünü kaybetmiştir. Markanın hukuki koruma gücü önemli ölçüde azalmıştır. Fakat bu karar, Adidas’ın bir daha bu logoyu kullanamayacağı anlamına gelmemektedir.

Adidas bundan sonraki süreçte haksız rekabet hükümlerine başvurarak markasını korumaya devam edebilir. Fakat bu yoldaki en büyük sıkıntı her ülkeye göre değişen kanun hükümlerinin olması ve firmanın lehine bile olsa haksız rekabet kararının tescil gibi kesin koruma sağlamamasıdır.

Burada Adidas’ın karşısına çıkacak sorun ise marka ve patent hükümleri gereğince korunmayacağı  karara bağlanmış bir marka haksız rekabet hükümlerine göre korunmalı mıdır sorusuna verilen olumsuz yanıttır. Bu hususta Adidas’ın ülkelerin hukuk sistemlere göre vereceği hukuk mücadelesindeki yol çetin ve sonucun ise muğlak olduğu bir yoldur.

Adidas için bu sorunun cevabı Türkiye pazarında kolay ve açıktır. Türk Ticaret Kanunu madde 55’de düzenlendiği üzere gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek haksız rekabete sebebiyet vermektedir. Kanun lafzında haksız rekabet sebepleri tek tek sayılmamıştır, genişletilebilir. Türkiye’deki bu düzenleme ışığında Adidas bu logoyu tescil ettirmeden de haksız rekabet hükümlerine göre koruyabilecektir. Ancak belirtmek isteriz ki TTK’de bulunan koruma tescilli bir markanın Sınai Mülkiyet Kanunu’ndan elde ettiği koruma imkanlara kıyasla oldukça sınırlıdır.

Bu karar üzerine Adidas için hukuki çözümler bulunsa da, davaya konu marka tescilinin iptal kararının açıklanması ile Adidas’ın üç şerit logosu hakkındaki davaya konu olandan farklı tescil kararları olmasına rağmen firmanın hisselerinde yaşanan %1.8’lik düşüş kararın önemini gözler önüne sermiştir.

Bu yazımız da ilginizi çekebilir: Unutulma Hakkı


Tamara Quinn, Trade marks: ECJ rules on Adidas three stripes trade mark, erişim adresi: link.springer.com/article/10.1057/dddmp.2008.17 erişim tarihi: 20.05.2020

iprgezgini.org/tag/adidas-marka-davasi/

smitvanwyk.com/tesla-vs-adidas-trademark

The following two tabs change content below.

Ece Şen

Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğrencisi. Değişik alanları hukuk ile birleştirmeye çalışan birisi.

Benzer yazılar

1 Yorum

  1. 14 Haziran 2020

    […] Bir Marka Davası: Adidas, 3 Şerit […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir