Unutulma Hakkı

Günümüzde teknolojik gelişmelerin ilerlemesi ile hayatımıza daha çok giren internet günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçasını oluşturmaktadır. Önce bilgisayarın daha sonra internetin ortaya çıkışıyla birlikte gelişimini sürdüren dijital dünya bugün sosyal medya ile bireyleri hiç olmadığı kadar birbirine yaklaştırmaktadır. Sosyal medya, dijital dünyanın yaşadığı gelişimin son halkasını temsil etmektedir. Sosyal medya, anlık mesajlaşma, e-mail, fotoğraf, video paylaşımı gibi çeşitli araçlar vasıtasıyla bireylerin birbirleri ile iletişime geçtikleri ve sosyalleştikleri geniş bir platformu ifade etmektedir.

Unutulma hakkı, bireyin başta internet olmak üzere dijital dünyadaki izlerinin başka bir ifadeyle geçmişinin kendi talebiyle silinip silinemeyeceği tartışmasının bir sonucudur.

Unutulma hakkı, Avrupa Birliği tarafından gündeme getirilen ve sonrasında hukuki olarak yeni doğmuş bir haktır. Temel bir insan hakkı olarak unutulma hakkının tanınmasında ve gündeme gelmesinde Avrupa Komisyonu’nun yapmış olduğu önerinin oldukça belirleyici olduğu söylenebilir. Komisyonun önerisine göre eğer geçerli bir neden söz konusu değilse kişisel verilerin herhangi bir biçimde saklanmaması, silinmesi gerekmektedir. Bu çerçeveden hareketle küresel literatürde The Right to Oblivion ve The Right to Be Forgotten tabirleri ile anılmış, Türk hukuk uygulamasına ‘’Unutulma Hakkı’’ ifadesi ile dahil olmuştur.

Bu kavram genel olarak, kişinin geçmişte yaşadığı ve özellikle dijital hafızada yer tutan kimi olayların, bunların arşivlenmesinde üstün bir kamu yararı olmadığı müddetçe zaman içinde unutulmasını, toplum tarafından öğrenilmesini/hatırlanmasını istemediği bu tür kişisel verilerinin silinmesini ve yayılmalarının önlenmesini isteme yönünde hakkı olarak ifade edilebilir.

    Hakkın içeriğinden bahsetmemiz gerekirse;

  • Unutulma hakkından yararlanabilmek için kişisel verilerin içeriğinin yanlış olması gerekmez. Gerçeği yansıtan bir verinin de kaldırılması istenebilir.
  • Kişinin genel olarak geçmişi ile bağlı kalmama hakkı bulunduğundan unutulma hakkı sadece geçmişteki hatalar veya zor durumda bırakabilecek bilgiler bakımından değildir, genel olarak mevcuttur. Kişinin verinin kaldırılmasını isteyebilmesi için bunun erişilebilir olmasından zarar görmesi gerekmez.
  • Verilerin yayımlanmasının hukuka aykırı olması da gerekmez. Örneğin, kişinin rızasıyla vaktinde bir siteye yüklediği bilgiler de bu hakkın kapsamındadır. Verilerin ilk etapta bizzat hak sahibi tarafından internete yüklenmiş olup olmaması önemli değildir.

Üçüncü kişilerin bilgileri öğrenmekte meşru bir faydaları olabilir. AB Adalet Divanı’nın Google kararında ‘’Kamunun bilgiyi öğrenmede üstün bir yararı bulunması’’ istisnası öngörülmüştür.

Tarihsel Süreçte Unutulma Hakkı

Unutulma hakkının kökeninin 1970’li yıllardan itibaren gelişen Fransız ve İtalyan Hukukuna ait kavramlar olduğu kabul edilmektedir. Söz konusu dönemde, bu hakkın konusu yalnızca işlediği suçun cezasını çekmiş kişilerin bu suça ilişkin kayıtlarından ibaretti. Genel olarak özel hayatın gizliliği ve kişilik hakları çerçevesinde değerlendirilen unutulma hakkının temel amacı, zamanında suça karışmış ve cezasını çekerek topluma borcunu ödemiş kişilerin hayatlarında yeni bir sayfa açmalarına imkan tanınmasıdır. Söz konusu hakkın mutlak olmadığı bazı hallerde sınırlandırılması gerektiği kabul edilmiştir. Genel menfaatin varlığı ya da suça ilişkin bilgilerin bir kamu figürünün kamusal faaliyetlerini yürütmesine ilişkin olması belirli bir suç konusunda faille ilgili haber yapılmasını zorunlu kılar. Bahsi geçen sebepler dışında unutulma hakkının korunacağı kesindir.

 Yakın tarihimiz incelendiğinde Fransız, İtalyan ve İspanyol Veri Koruma Birimlerinin getirdikleri düzenlemelerle karşılaşılır. Fransız Veri Koruma Birimi 2009 yılında unutulma hakkını temel bir anayasal hak olarak nitelendirmiştir. İtalyan Veri Koruma Birimi de kendi Veri Koruma Kanunu’nun ilgili maddesine dayanarak kişisel verilerin işlenmesine ilişkin amacın ortadan kalkması halinde silinmesi hakkı olarak unutulma hakkını tanımıştır.

AB Adalet Divanı’nın Google Kararı

Benzer şekilde İspanyol Veri Koruma Birimi de unutulma hakkını tanımıştır, söz konusu birime göre vatandaşların hem rızaları dışında yayınlanmış verilerini silme hakkı hem de arama motorları tarafından verilerinin işlenmesine itiraz etme hakkı mevcuttur. Bu gerekçelere dayanarak Google’dan arama motorları sonuçlarındaki vatandaşlarına ait yanlış ya da güncelliğini korumayan verilerin silinmesi talep etmiştir. Söz konusu talepler bir İspanyol vatandaşının davasına konu olmuştur. Vergilerini ödemediği gerekçesiyle evinin açık artırmayla satışa çıkarılacağına ilişkin 1998 tarihli bir gazete haberinin adının aratılması sonucunda Google arama sonuçlarında yer aldığını fark eden Mario Costeja Gonzalez, unutulma hakkına dayanarak Veri Koruma Birimi’ne başvurmuş ve bu habere ilişkin sonuçların çıkarılmasını talep etmiştir. Birimin Google aleyhine karar vermesi sebebiyle Google tarafından İspanyol Yüksek Mahkemesi’ne kararın iptali istemi ile başvurulmuştur.

 Mahkeme, davanın aydınlatılması bakımından kararı Avrupa Adalet Divanı’na göndermiş ve sonuçta çok yakın bir tarihte Divan kararını açıklamıştır. Verilerin işlenmesi bakımından arama motorlarının sorumluluğu bulunduğuna ve talep halinde eksik, geçersiz, güncelliğini yitirmiş veya işlenme amacını aşan bir biçimde kullanılmış olan verilerin silinmesi gerektiğine karar veren Divan, böylece konuya ilişkin tartışmalar bakımından görüşünü açıkça ortaya koymuştur.

Türkiye Açısından Unutulma Hakkı

Unutulma hakkının bir temel hak olarak kişilere yasal düzlemde tanınması yönünde özellikle Kıta Avrupası’nda önemli adımlar atıldığı fakat ABD’de anılan hakka daha mesafeli yaklaşıldığı görülmektedir. Türkiye’de de unutulma hakkı henüz özel olarak yasalaşmış değildir. Bu nedenle konu hakkında iç hukuk anlamında başvurulabilecek yasal düzenlemeler henüz 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, 5651 sayılı ‘’İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun kişilik hakkının korunmasına ilişkin hükümlerinden ibarettir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 17.06.2015 ,E. 2014/4-56,K.2015/1679 sayılı kararı unutulma hakkını Türk hukuku ile tanıştırıcı niteliktedir.

Unutulma Hakkının Uygulanışı

Unutulma hakkı, AB üyesi 28 devlet ile AB’nin yargı yetkisini tanıyan 4 ayrı devlette uygulanmaktadır. Unutulma hakkının uygulanmasında, belirtilen 32 ülkedeki herhangi bir arama motoru, veri öznesiyle ilgili kişisel verilerin arama motorları aracılığı ile indekslenmesinin önüne geçmekle yükümlüdür. Başka bir deyişle, ilgili veri öznesi hakkında, arama motoru, sayılan 32 ülkedeki sürümünden indekslemeyi çıkarmak zorundadır. 32 ülkenin dışındaki ülkeler üzerinden ise -sözgelimi ABD veya Türkiye üzerinden- adı geçen veri öznesi hakkındaki bilgilere arama motoru kanalıyla ulaşılabilmesi mümkündür. Arama motoru, ilgili içeriklere URL bazında engel koymamaktadır.

Burada yapılan içerik çıkarma değildir. İçerikler yine ilgili internet sitelerinde yer almakla birlikte, sadece arama motorlarının tarama indekslerinden çıkarılmaktadır. Başka bir deyiş ile unutulma hakkı gereğince arama motoru tarafından, yalnızca veri öznesinin (başvurucu/ilgili) talep ettiği şekilde arama yapıldığında içeriklerin indekslenmesi engellenmektedir. Oysa URL temelli engellemede, ilgili içerik adı geçen internet sitesinden tamamen çıkarılmaktadır. Bu yönüyle unutulma hakkının içeriğe erişim engeli konmasından farklı olduğu söylenebilir. Şu halde, hukukumuzdaki kişilik hakkının veya özel hayatın ihlali gerekçeleriyle içeriğe erişimin engellenmesini düzenleyen 5651 Sayılı Kanun’un 9 ve 9/A maddelerinin uygulanış ve hukuki içerik açısından unutulma hakkını karşıladığını söylemek mümkün görünmemektedir. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye AB üyesi olmadığı veya AB Adalet Divanı’nın yargı yetkisini tanımadığı için unutulma hakkının Türkiye için geçerli olduğunu söylemek mümkün görünmemektedir.

Unutulma Hakkına Getirilen Eleştiriler

Özel hayatın gizliliği hakkı gerek ulusal hukukta gerek uluslararası hukukta korunan temel bir haktır. Bu hak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde (m.8) ,Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nde (m.17) ,İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde (m.12) ve 1982 Anayasası’nın 20. maddesinde güvence altına alınmıştır. Söz konusu düzenlemelerde özel hayatın kesin bir tanımı olmadığı gibi mahkeme kararlarında da her olayda kullanılacak kalıplaşmış bir tanım ve sınırlandırma yapılmayarak değişik kararlarda özel hayatın içeriğine nelerin girdiği ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Unutulma hakkı, bireyin geçmişine ait internet ortamında yer alan başkaları tarafından bilinmesini istemediği her türlü kişisel verisinin kaldırılmasını talep edebilme, yayılmasını önleme hakkı olarak ifade edilebilir. Unutulma hakkıyla ifade özgürlüğü ve kamunun haber alma hakkı gibi bazı temel hak ve özgürlüklerin çatışma ihtimali söz konusu olduğu için hassas dengenin çok iyi gözetilmesi gerekir. Unutulma hakkı ile temel  hak ve özgürlükler arasındaki dengenin sağlanıp sağlanamayacağı , arama motoru şirketlerinin unutulma hakkı çerçevesinde gelen talepleri değerlendirirken tek karar verici olmasının içinde barındırdığı sorunlar, unutulma hakkının küresel anlamda geçerli olması yönündeki gelişmelere rağmen unutulma hakkının şimdilik Avrupa coğrafyası hatta AB ülkeleriyle sınırlı olması , unutulma hakkının mali boyutları, silinen/kaldırılan kişisel verilerin silinmeden önce farklı sunucularda saklanabilmesi ve daha sonra bu verilerin birtakım kimselerce tekrar dijital ortamda yayınlanabilmesi ihtimali unutulma hakkına getirilen başlıca eleştirilerdir.


AKKURT, S. 17.06.2015 Tarih, E. 2014/4-56, K. 2015/1679 Sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı ve Mukayeseli Hukuk Çerçevesinde “Unutulma Hakkı”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 65

GÜLENER, S. Dijital Hafızadan Silinmeyi İstemek: Temel Bir İnsan Hakkı Olarak “Unutulma Hakkı”, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, Cilt: 25, Sayı: 102, Eylül 2012, Sayfa: 219-240

ÇIRAK, E. Dijital Çağda Sonsuza Kadar Hatırlamaya Karşı: Unutulma Hakkı*, Ceza Hukuku Dergisi, Cilt: 13, Sayı: 36, Nisan 2018, Sayfa: 161-189

ÖNOK, M. Kişisel Verilerin Korunması Bağlamında “Unutulma Hakkı” ve Türkiye Açısından Değerlendirmeler, İstanbul Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 16, Sayı: 1, Ocak 2017, Sayfa: 155-188

LAÇİN, İ. Unutulma Hakkı, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 11, Sayı: 1, Ocak 2014, Sayfa: 391-418

ELMALICA, H. Bilişim Çağının Ortaya Çıkardığı Temel Bir İnsan Hakkı Olarak Unutulma Hakkı, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 65, Sayı: 4, Aralık 2016, Sayfa: 1603-1636

İzmir 4. Uluslararası Bilişim Hukuku Kurultayı Bildiriler, s.157-167

The following two tabs change content below.

Seray Gönal

Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi.

Benzer yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir