E-Demokrasi

Günümüzde üzerinde ortak bir tanımlamaya ulaşılamamış olsa da demokrasi bir organizasyon veya bir devlette üye veya vatandaşların yönetimde eşit haklara sahip olması olarak tanımlanabilir. Kökeni Yunanca’daki dimokratia sözcüğünden gelmekle beraber dilimize Fransızca bir sözcük olan démocratie kelimesinden geçmiştir.

Teknolojinin günden güne gelişmesi ve her geçen gün hayatımızda daha fazla yer edinmesi yeni bir kavram tartışması ile bizi baş başa bırakmıştır. E-demokrasi, başka bir ifadesiyle dijital demokrasi en basit ifadeyle bilgi ve iletişim teknolojilerinin demokrasiyle bütünleşmiş bir biçimde kullanılması olarak tanımlanabilir. Dijital demokrasideki amaç daha şeffaf ve hesap verilebilir bir demokrasi teminidir. Bu düşünceden hareketle, insanların gerek yerel gerekse ulusal çapta yönetime katkı sağlaması ve daha etkin olması beklenmektedir. E-devlet uygulamaları, e-seçimler ve e-imza gibi benzer örnekleri olan bu sistem, vatandaş ile devlet arasındaki aracı kurumları, ağır aksak işleyen bürokrasiyi ortadan kaldırarak demokrasiyi her yurttaşın benimsemesine olanak sağlamaktadır.

E-Demokrasi ile Günümüz Demokrasisi Arasında Fark Nedir?

Dijital demokrasiyle bugün tüm dünyada yaygın olarak kullanılan temsili demokrasi arasındaki en çarpıcı fark, klasik demokrasideki gibi bireylerin iradelerini mecliste bulunan vekillere teslim etmesinin gerekmediği aracısız bir düzen ile yönetime katılabilmesidir. Günümüzde temsili demokraside yaklaşık 100.000-150.000 kişiye bir vekil düştüğü seçim barajları ile halk iradesinin tam olarak yerel/ulusal meclise yansımadığı ele alınırsa e-demokrasinin günümüzde daha çok gündeme geleceği söylenebilir.

E-Demokrasi’de Seçimler

Seçimler, demokrasilerde bireylerin kendilerini temsil edecekleri kişi/kişilerin belirleme yoludur. Günümüzde seçimlerin halkın iradesini ne kadar meclise taşıyabildiği veya seçimlerin ne kadar adil ve güvenliği olduğu hala bir tartışma konusudur.

E-demokrasiyle beraberinde gelecek olan e-seçimlerin kendi içinde avantajları ve dezavantajlarını ise şöyle sıralanabilir:

Avantajlar

  • Sonuçların anlık, şeffaf ve kolayca erişilebilir olması
  • Oylamalar elektronik ortamda yapılacağı için maliyetin alışılageldik seçimlere göre az olması
  • QR kod ve e-devlet gibi farklı platformların yardımıyla seçmenlerin hangi il/ilçe için oy kullanacağından, fazladan oy pusulalarının sandıklara konması gibi çoğu usulsüzlük ve şaibelerin en aza indirilmesi
  • Açık kaynak kodlarıyla rahatça denetlenebilir olması
  • Oy kullanma işlemi esnasındaki yaşanabilecek hataların en aza indirilmesi

Dezavantajlar

  • Sisteme ve oy sayılarına içeriden veya dışarıdan müdahale edilebilme olasılığı
  • Kişilerin hangi siyasi parti veya adayın lehine oy kullandığının görülebilme ihtimali
  • Türkiye gibi henüz gelişmekte olan ülkeler düşünülürse halkın yeterli seviyede internete erişimi olmaması ve bazı vatandaşların -çoğunlukla yaşlı nüfusun- oy kullanma işlemimi yerine getirecek kadar teknoloji okuryazarı olmaması.

Dünyadan ve Türkiye’den E-Demokrasi Örnekleri

Dijital demokrasi alanında gelişmiş ülkeler bu konuda da diğer ülkelere göre öncü bir rol oynamaktadır.

Amerika Birleşik Devletleri

ABD için BİT, menfaat gruplarının organize olmasına yardımcı olan pozitif bir gücü ifade etmektedir. Çok çeşitli uygulamalara ev sahipliği yapan ABD’de 2000 yılında yapılan başkanlık seçimleri için yürürlüğe konan e-müzakere yöntemi, Minnesota Projesi ve Kaliforniya Akıllı Toplumlar Projesi bu kapsamda öne çıkan çalışmalara örnek verilebilmektedir.

1994 yılında Clift tarafından temeli atılan “Minnesota E-demokrasi Projesi”, BİT’den yararlanarak Minnesota’da katılımcı demokrasiyi iyileştirmeyi, ulusal seçimlerde halkın adaylar ve politikalar hakkında bilgilere internet üzerinden ulaşımını sağlayarak seçimlere bilinçli katılımı artırmayı amaçlayan bir projedir. Sivil toplum faaliyeti olarak başlayan proje, sonraları eyalet sınırlarını aşmış, federal düzeyde sağlık, eğitim, ulaşım gibi birçok alanda vatandaşın şikâyetlerini, fikirlerini, taleplerini alan bir e-posta ağına dönüşmüştür.

Estonya

Dünyada ilk kez elektronik seçimleri uygulamış olan Estonya e-devlet yatırımlarına verdiği önemle dikkat çekmektedir. Sözü edilen yöntemi ilk kez 2005 yılında parlamento seçimlerinde uygulayan Estonya, internet üzerinden oylama sistemi için yasal düzeni hazırlamış ve bu oy verme işlemini daha önce vatandaşlara dağıttığı dijital kimlik kartları sayesinde yapmıştır. Belirtmek gerekir ki Estonya devleti ülke dışında yaşayan vatandaşlarının da oy kullanmasına imkân veren bir internet oylama sistemi uygulanmaktadır.

İsveç

1993 yılında İsveç parlamentosu tarafından kabul edilen BİT okuryazarlığı ve kullanımı, bu tarihten sonra birincil stratejik amaç olarak kabul edilmiştir. Bunu takip eden süreçte İsveç e-devlet yatırımlarını geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla İsveç hükümeti 2000 yılında e-imza, e-tanımlama ve nüfus kayıtlarının tutulması gibi uygulamaları yapılandırarak işlerliğini sağlamak adına oluşuma gitmiştir. Bu oluşumun sorumluluğunu ise sosyal güvenlik kurumu ile ulusal vergi dairesine vermiştir. 2002 yılında açıklanan e-devlet stratejisinde ise kamu hizmetlerine zaman ve yerden bağımsız olarak 7/24 ulaşabilme kavramı üzerinde durulmuştur.

Türkiye

Dünyanın birçok ülkesinde olduğu gibi Türkiye de e-devlet alanıyla ilgili çalışmalar yapmış; 1998 yılında 1998/13 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile kamu bilgisayar ağının hayata geçirilmesi amacıyla KamuNet Teknik Kurulu oluşturulmuştur. Bu kurul tarafından 2002 yılında eAvrupa+ ve e-Türkiye çalışmaları doğrultusunda e-devlete Geçiş Eylem Planı hazırlanmıştır. Tek bir kimlik doğrulama işlemiyle ulaşılabilen e-devlet uygulaması 2008 yılında hayata geçirilmiştir. Ülkemizde e-seçimlere dair girişimler imza kampanyaları ve metro, havalimanı gibi yer adlarının belirlenmesi için belediyelerin imza kampanyalarıyla sınırlı kalmıştır. Türkiye’de dijital demokrasiye dair yaşanan bir diğer gelişme de Emrehan Halıcı tarafından kurulan Elektronik Demokrasi Partisi(e-parti) Çankaya İlçe Seçim Kurulu’nun partinin tüm siyasi süreçleri elektronik ortama taşıma hedefinden hareketle fiziksel örgütlenmeyi sadece Ankara il ve Çankaya ilçe üzerinden yapmasının, diğer il ve ilçelerde ikamet eden üyeler açısından uygun olmadığını bildirdi. Bu gelişme üzerine e-parti, “Bahsedilen düzenlemeleri yapmayı -günümüz koşullarında artık gereksiz ve yararsız hale gelen fiziksel, binalara kapatılmış örgütler oluşturmayı- kesinlikle kabullenmiyoruz.” Açıklamasıyla 31 Ağustos 2016’da e-parti, parti yerine platform olarak devam etme kararı aldı ve adını Elektronik Demokrasi Girişimi olarak değiştirdi

Türkiye’de Elektronik Seçim konulu bir başka yazımıza da buradan ulaşabilirsiniz.


  • Çetin, S. (2010). Kamusal Karar Alma Sürecinde E-Demokrasi Uygulamaları ve Türkiye, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, İzmir
  • Alvarez, R. M., Hall, T. E. ve Trechsel, A. H. (2009). “Internet voting in comparative perspective: the case of estonia”, Political Science and Politics, 42(3), 497-505.
  • Bölükbaş, A. (2009). Gelişmişlik Göstergesi Olarak E-Devlet Hazırlık Endeksi: Dünya Ülkeleri Arasında Karşılaştırmalı Bir Araştırma, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Erzurum
  • www.ega.ee/programmes/e-democracy
  • www.oinup.ec.europa.eu

The following two tabs change content below.

Berat Tever

Cevher Hazırlama Mühendisi adayı, hukukcukafasi.com yazarı.

Benzer yazılar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir